Anasayfa arrow Görsel Sanatlar Dosyalar?
Zeynep Braggiotti PDF Yazdır E-posta
Yazar tunguz   
Çarşamba, 23 Ocak 2008

ZEYNEP BRAGG?OTT?      TÜRK?YE/TURKEY                 Active Image

 

Do?du?um, büyüdü?üm, okudu?um ?ehir ?zmir’de 1968 senesinde dünyaya geldim.

Zaman?n revaçta meslekleri iktisatç?, i?letmeci olabilmek için isteksizce listeye koydu?um Dokuz Eylül Üniversitesi ?ktisat Fakültesi’nde ö?renimimi tamamlad?m.

Üniversite sonras? dil geli?imim için bana çok ?ey katan ?ngiltere’de bulundum.

Meslek hayat?ma bir arkada??m?n bana uyaca??n? dü?ündü?ü ve tavsiye etti?i bankac?l?kta ba?lad?m. 8 sene sonunda Türkiye’nin olumsuz ?artlar?ndan kaynaklanan sebeplerden dolay? mecburen ev han?ml???na atand?m.

Ortak olarak bir arkada?la birlikte cafe i?letmecili?inin ard?ndan aile ?irketinde d?? ticaretle ilgilendim. O s?rada geli?en yazma arzumun üzerine daha çok e?ildim. Bloglara rastlamam da yaz?n i?lerinde devam etme karar?mda etkili oldu. Öyle ki bir kitap çal??mas?na kadar geldi dayand? bu i?.

Ticaretle yak?ndan uzaktan alakam olmad???na karar verdi?im günden bu yana deneme ve hikaye çal??malar?ma devam ediyorum….

Evli ve 1 k?z çocu?u annesiyim…

 

 

 

B?R D?? DAHA BÜYÜDÜ…

Zihnimin geriye itilmi? çekmecelerinden birini çekip ç?kart?yorum bugün.


Aç?lan çekmeceden insan?n içini ?s?tan güne?in gülümseyen yüzüyle kapl? bir yaz günü ç?k?yor. Ev ahalisi yaz?n verdi?i dinamiklikle co?kulu, keyifli.

Bak?yorum ba?rol bana verilmi?. Ya? aral???m 5-6 civar?. "Motor!" denilmi? olsa ki ben evin etraf?nda ko?ar buluyorum kendimi. Halbuki sakin bir çocuklu?um vard? benim diye geçiyor akl?mdan. Ortada garip bir durum var anla??lan.

Zihnimin berisinde raks ederken öyle hissediyorum ki kendimi, yüzüm öne dönük olsa da görme merkezim önümdekileri de?il, beynimin arka perdesinde oynayanlara odaklanm?? gibi. Tüm vücudumla de?il sadece gözlerimle arkaya dönmü?üm adeta.


??te bu haldeyken birden ard?mdan ko?an kad?n? fark ediyorum. Hem ko?uyor hem de eli havada beni kolumdan, baca??mdan ya da hiç önemli de?il herhangi bir uzvumdan yakalama u?ra?? içinde. Ha, bir de ba??r?yor ünlü sopranolara ta? ç?kart?rcas?na: “Gel buraya! Tutunacak taraflar? kalmam?? onlar?n! Delirtme beni!”

Tutunacak taraflar? kalmam?? olan ?eylere çevriliyor bu defa gözlerim :

“Ön süt di?lerim”.
Asl?nda annem hakl?. Arkadan as?l di?lerim yola koyulmu? ama ben hala süt di?lerimden ayr?lmak istemiyorum. Üstelik de ikisi ayn? anda m? ç?kma operasyonuna giri?ir ? Kan?yorlar ya, mutlaka ac? verecek demek. Bu yüzden dokunulmamal? zihniyetiyle kaç?yorum annemden.

Evin bakiye ya?ayanlar? o anda hem gülüyorlar halime hem de türlü projeler üretiyorlar. Beni sakinle?tirmeyi dü?ündükleri planlar ters tepiyor ve daha h?zl? ko?maya ba?l?yorum. A?lama tonumu bir dizyem daha yukar? çekiyorum beraberinde.

Ya?anan bu k?s?r döngüye kom?u k?z? nokta koyuyor. 15 ya?lar?ndaki ablay? annemden ziyade kendime daha yak?n bulup onunla birlikte banyoya gitmeye ikna oluyorum. ?çeri girmemizle ç?kmam?z neredeyse ayn? saniyeler içinde gerçekle?iyor. Anneme sesleniyorum : “Anneee! Tutan bir yer yokmu? di?lerimi”…..

*** *** *** ***

 


Tarih ilerliyor. Bu defa anne rolünde olan benim. K?z?mla birlikte ayna kar??s?nday?m. Günlerdir sallay?p kökünden gev?etti?i di?ini çeki?ini seyrediyorum. Zira zorla seyre tutuluyorum.

Di? hikayelerimiz ayn? ama aras?ndaki fark çok. K?z?m bu i?ler ba?lad???ndan beri kendi i?ini kendi hallediyor. Annesine göre çok daha cesur.

Belki de bu cesurlu?unu di? perisine borçluyuz. Peri k?z?m uyurken usulca gelecek ve ba?ucunda duran minik süt di?ini al?p götürecek. Yerine de küçük bir hediye veya küçük bir hediyeye dönü?türülecek harçl?k b?rakacak.

Peri ne kadar daha bu ?ekilde gelir gider bilinmez. Arda arda ç?kan di?lerin sonunda bir iflas da mümkün. Ancak benim sak?z gibi uzayan di? çekme seanslar?mla k?z?m?n bu i?leri bir hekim edas?yla yap??? aile aras?nda çok lak?rd?ya sebep olacak.

 

Her ?eye Sebep Bu Güzel Hava...

?nsan sonsuza dek yaln?z kalmayaca??n? bildi?i sürece ne keyif vericidir o tek ba??na olma anlar?. Tadar m?s?n?z bu keyfi siz hiç arada s?rada ?

Etraf sessiz kaç gündür. Evdeki tek hareket köpeklerin uykular? aras?nda kalk?p birbirleriyle oynamalar?. Bir de benim ekran ba??nda parmaklar?m?n tu?lara basarken ki t?k?rt?lar?.

Hayatla ili?kiyi kesmeli kimi zaman diye dü?ünüyorum. Sessizli?i dinlemeli. Onu bozacak hiçbir ?eye izin vermemeli.

Mesela;
Televizyonu hiç açmamal? sabahlar? kahvalt? esnas?nda….
Müzik ruhu yeniler ama dinlememeli bazen…..
Telefonu prizden çekmeli. Arayana evde kimse yok hissi vermeli….
?nsanlar? istemeden de birbirine ba?layan cep telefonunu da küçük bir parmak hareketiyle kapamal?…
Ekran ba??nda otururken a?a??ya kümele?en “an?nda toplu ileti?im” programlar?n? da yok etmeli oradan…
Merak etmemeli gelen mesajlarda ne yazd???n?…
Kap?lar? pencereleri de kapamal?…

Evde yokuz yaz?s? asmal? kap?ya…

Yukar?da co?kuyla parlayan güne? oyunbozanl?k yap?yor. O kadar istekli ki panjurumun aras?ndan s?z?p gözlerimi kama?t?rmaya. Her ?eyden önce pencerelerimi kapatam?yor aksine ard?na kadar aç?yorum. ?çeri bol bol dolsun istiyorum temiz hava.

Biraz sonra içeriye dolan hava d??ar?dan sesleniyor bana : “Hadi ç?k d??ar?, gel kollar?ma!”
Dayanam?yor, o anda elime gelen e?ofman? üzerime geçirdi?im gibi f?rl?yorum d??ar?ya heyecanla. Yürüyü? yapmal? oksijeni doyas?ya çekmeliyim içime.

Telefonum çal?yor. Kom?um keyifli bir sabah kahvesine ça??r?yor. ?yi ki diyorum cebi kapatmam???m. Keyifle içilecek bol köpüklü bir kahveden ve yap?lacak ho? sohbetten mahrum kalacakt?m yoksa.

Dönü?te bu defa ev telefonu çal?yor. Annem uzun uzad?ya havadisler veriyor. ?ükür diyorum bugün de annemin sesini duyabildim.

Mesaj kutuma uzaktan bir mesaj dü?üyor. Seviniyorum. ?yi ki ba?lant?lar?m?z kopuk de?il.

Saatime bak?yorum zaman gelmi?. Servisler bir bir dönmeye ba?lar kö?eden. Ev yeniden hareketlenmeye ba?layacak birazdan.

Devaml? olmad??? sürece belli zaman aral?klar?nda ya?anan yaln?zl?k benim istedi?im diye karar veriyorum sonunda. De?arj olan pili doldurmak için onu belli bir süre ?arjda tutmak gibi.

Kendinizi ?arja takabiliyorsan?z e?er mutlaka deneyin bence. Göreceksiniz yeni bir siz dünyaya gelecektir.

 

Kahve içer misiniz ?

Kahvenin 40 y?ll?k hat?r? varm??. Kahve pi?iren birisini bulmaktan m? yoksa kahvenin lezzetinden mi söylenmi?tir bilinmez ama gerçekten en çok sabahlar? ç?kar kahvenin keyfi. Hele ki bir de yanda?/lar varsa yan?nda o kahveyi payla?acak, tad?na doyum olmaz.

Sonra bir de ne demi?ler biliyorsunuz; “fala inanma ama fals?z da kalma”…
?llad?r ki o kahve fincan? en son yudumun ard?ndan tepetaklak edilip dudak k?sm? tabak ile öpü?türülecektir. Ba? parmak fincan tepesinde, sa?dan sola bir güzel çalkalan?r ki fincan içindeki telve harekete geçsin bize çok ?eyler söylesin.

Sab?rs?zd?r insano?lu. Fincan?n içindeki telve so?umadan aç?lmayaca??n? bilir ama beklenecek dakikalar saatlere dönü?ür o anda onun için. ?çerde okunacak, gelece?i söyleyecek ne çok ?ey vard?r kimbilir. Acaba nedir, nedir? Gelecek fincanda sakl? ?ekillere ba?l?d?r ?imdi. Hemen so?usun diye parma??ndaki yüzü?ü konduruverir fincan?n tepesine!

Oh, neyse çok ?ükür so?udu fincan. Eee, acaba kim fal okuyucusudur aram?zda? Asl?nda bu soru fincan kapat?lmadan çok önce sorulmu? ve cevab? al?nm??t?r. Okuyucunun önüne do?ru yumu?ak bir hareketle kayd?r?l?r fincan : “Hadi bakal?m, neyse halimiz ç?ks?n fal?m?z”. Fal? okunacak ki?i çeki düzen verir kendine. Üstünü ba??n? düzeltir, söylenecekleri not etmek için ke?ke kalem ka??d?m olsayd? diye bile geçirebilir dima??n?n kenar kö?esinden.

Çok seçenek yoktur asl?nda. Ya tertemizdir kalbi, yollar? aç?kt?r. Ya da yüre?i kabarm??t?r. Arka fonda ?a?k?nl?klarla kapl? bir “aaa, yaaa” gibisinden seslendirme olabilir. Her ?ey olumluysa pek rahatlam??t?r fal sahibinin içi. Ama e?er ki kapkaranl?k bir görüntü varsa fincan duvarlar?nda, endi?e ile beklemeye ba?layacakt?r gelecek günleri. Maazallah bir de ters bir ?ey olursa, “kahve fal?mda ç?km??t? zaten” eklenecektir cümlelerinin ba??na.

A?k-me?k, i?-güç yan? s?ra bir de “devlet kap?s?” durumlar? vard?r fal i?lerinde. Devlet kap?s?nda görülür ki?i o beyaz porselen cidarlarda. Veya devlet kap?s?ndan bir mektup gelecektir ona. Hayati mesele niteli?indedir bu.

Her zaman devlet kap?s?nda i? olmas? elbette fala ba?l? de?ildir. Nitekim fala ihtiyac?m kalmadan buluverdim devlet kap?s?nda kendimi. Benim için bu kap? faldaki kadar çok hayati bir önem ta??m?yordu ama “Birkaç evra?? teslim etmek ve imza atmak için ki?inin kendisinin gelmesi gerek” dedikleri için orada bulunmam? gerektiriyordu.

Mat ve kirlenmi? duvarlar….

Bir ka??t parças?n? dahi saklayamayacak, çivisi kaybolup kapaklar? yana dü?mü? yüzü mutsuz dolaplar…

Gözleri kama?t?ran so?uk floresan lambalar…

Kalabal??a dayanamam?? siyahla?m?? yer ta?lar?…

Ve belki de en can s?kan; bir duvar boyuna maksimum say?da s??d?r?lmaya u?ra??lm?? çal??anlar?n soluk benizleri…

Bu havay? soluduktan sonra oradan s?kk?n ayr?lan ben…


Bütün dünyada oldu?u gibi bizim ülkemizde de art?k bir çok ?eyin bilgisayar yard?m? ile yap?ld??? dü?ünülürse e?er, neden hala bizim kamu dairelerinde bu manzaralar hakim diye dü?ünmekten al?koyam?yorum kendimi. Farkl? görevlerle delege edilmi? çal??anlar aras?nda neden hala düzgün i?leyen bir otomasyon yoktur ve siz i?inizi illa ki masalar?n birinden di?erine gönderilerek halledebilirsiniz?

Sizi tenis topuna benzettiklerine mi, yüzünüze bakmadan konu?acak kadar sizi insan yerine koymad?klar?na m? yoksa tereya??ndan k?l çeker gibi a?z?ndan laf almaya çal???rken soruyu bir kere daha sordu?unuza pi?man ettiklerine mi k?zars?n?z?

Elbette kamuda her çal??an böyledir anlam?n? ç?kartmamak gerek. ?çlerinde “insan” olanlar var mutlaka. Ancak i?in görünen genel yüzü budur.

??inizi bir kerede halledip ayr?ld?ysan?z ve benim gibi birkaç ay sonra tekrar gitmeniz gerekmeyecekse bilin ki çok ?ansl?s?n?z!

 

Biraz Nostalji Yapt?k....

Seslerini bulundu?um noktadan duymak imkans?zd?. Sadece beden dilleri okunabiliyordu kar??dan bak?nca. Anla??lan o ki, dünyaya ayn? pencereden bakm?yorlard? o dakikada.

K?z kimbilir genç o?lan?n hangi hareketine k?zm??t?. O?lan da onun mant?ks?zl???n? kabul edemiyordu muhtemelen. Ya da erkek gözüyle bakacak olursak, delikanl? ne yapsa yaranam?yor, bir türlü genç k?z? mutlu edemiyordu. Klasik deyimle; erke aç?s?ndan kad?nlar? anlamak asla mümkün de?ildi.

K?z?m, e?im ve evimizin en hareketli eleman? dinamik köpe?imizle k?y?da yürüyü?e ç?km??t?k bir ak?amüzeri. Henüz günlerin en uzun oldu?u vakitlerden biriydi. Yaz mevsimini okullar?n kap?lar?n? açmas?yla kapam?? olal?m biz ama genç delikanl? ile genç k?z?m?z daha mevsimin ilk ???lt?lar?nda ba?lam??lard? tart??malara.

Eminim bütün k??? gayet uyumlu bir birliktelik içinde tamamlam??lard?. Ancak yaz?n kavruklu?u, bu beraberli?i hemen yakmaya ba?lam??t?. Özgürlük duygular? yaz?n daha çok depre?mi?ti belli ki…

Koyu caml? gözlüklerimin alt?ndan istemeden misafir olmak ne kadar ay?p olsa da gülümseyerek izliyordum onlar?. Hatta utanmazca e?imle birlikte yorumlar bile yap?yorduk.

“Kesin çocuk uygunsuz bir ?ey yapm??t?r da k?z? çileden ç?kartm??t?r !”
“Yok can?m, k?z olmad?k k?skançl?k krizine girmi?tir, as?l o?lan? delirtmi?tir mutlaka !”

Eski günlerimize geri dönmü?tük. O iki genç insanda kendimizi görür gibi olmu?tuk bir an. Ya?ad?klar?m?z? akl?m?za getirdikçe gülüyorduk. Tabii ?imdi gülüyorduk. O günler bo?az?m?za kadar strese gömülmü? oldu?umuzu hat?rlad?k sonra.

Biz kendi hallerimizden bahsederken uzaktaki iki insan geldi bir an akl?ma yine. Kafam? döndürdü?ümde farkl? bir tablo ile kar??la?t?m. 10 dakika önce ya?anan sert anlar yerini yumu?akl??a, dinginli?e b?rakm??t? adeta. Art?k kollar havay? y?rtm?yor, bir di?erinin boynuna dolan?yordu.

Dudaklar?mda kinayeli bir tebessümle “yolunuz aç?k olsun !” dileklerimi gönderdim onlara, sessizce. Daha çok gençlerdi. ?lerlemesi gereken yollar? uzundu, inceydi….

 

?imdi Haberler.....

Bu ülkede her ?eyden “bihaber” olmak m? iyi acaba ? Gazeteleri okudukça, televizyonda eskilerin deyimiyle “ajans”lar? dinleyerek kahrolmak ve bu ülkede ya?ananlara ortak m? olmak yoksa ?

Koltuk sava?lar?, gasp olaylar?, kredi kart ma?durlar?, geçim s?k?nt?s? çeken vatanda?lar?n feryatlar?, kesip biçip cesedi bavula saklayanlar, kar?lar?n? dövenler, kapasitesi üzerinde yolcu al?p yetmezmi? gibi direksiyon ba??nda uyuma cesaretini gösteren otobüs ?oförleri sonucunda ölen minikler….

Beethoven’in Bitmeyen Senfonisi misali sonsuzlu?a kadar uzar gider bu liste. Memnun eden haberler ise bir duman gibi kaybolur aralar?nda.

Bizim evin küçük han?m? okul servisine bindikten sonra kendimle ba? ba?a kalabildi?im 1 saatim vard?r her sabah. Kimi zaman o saat diliminde “spor mu yapsam acaba?” sorusu beni vicdan?mla kar?? kar??ya getirir. Ancak “kahve-gazete keyfi” galip gelir her defas?nda. Kahve yudumlar?m?n aras?nda sevdi?im kö?e yazarlar?n?n yaz?lar?n? hu?u içinde okumak k?z?m servise bininceye kadar ev içinde ya?anan 1 saatlik maraton sonras? yorgunlu?umu al?r üzerimden.

Baz? haberleri okumamak için yaz?l? oldu?u sütunla ili?ki kurmamakt?r seçti?im yol. Ama o haberler sanki k?sa pantolonlu, dizleri yamal?, s?rt?nda yer yer çamur kiri bulanm?? beyaz ti?örtü ile kendini öne atan yaramaz bir çocu?a benzer. Gözümü ne kadar kaç?r?rsam kaç?ray?m sürekli önüme gelirler. Tamam? olmasa bile birkaç sat?r?n? okumamla o sabah?n keyfi kaçar ne yaz?k ki….

Geçenlerde tuttu?u futbol tak?m?n?n yenilmesi sonucu kar?s?n? döven kocan?n haberine inanamad?m.

S?radan bir ak?am... Adam futbolunu seyrediyor, kad?n örgü örüyor… Ancak yenilgiyi kald?ramayacak kadar bir haz?ms?zl?k sonucu havaya kalkan el bir anda yumruk olarak iniyor. Ve kad?n neye u?rad???n? ?a??r?yor.

Yak?n çevremde, bayan arkada?lar?m?n fanatik e?lerini bilirim. Gözleri ekrana kitlenmi?, baritonlarla yar??acak kadar yüksek tonlarda at?lan naralarla maçlar? seyreden beyler toplulu?udur. Anlams?zd?r bu ç?rp?n?? benim için. Ba??rd?klar? ile kal?rlar bana göre. Hayatla ba?lar?n? kopart?rlar 90 dakika boyunca. Kulaklar? sa??r olmu?tur adeta. Varsa yoksa o anda dönen toptur onlar için önemli olan.

Atatürk bile sporcunun çevik, ahlakl? ve zeki olan?n? sevmi?tir. Ama ne yaz?k ki biz zekam?z? bir parma??m?z kadar uzakl?ktaki namlunun ucunda, bir avucun sard??? sopalarda ya da kendi insan?m?za inen ?amarda arar olduk son dönemlerde.

Bir tan?d???m “Türkiye o kadar enteresan bir ülke ki gündemi yakalamak mümkün de?il art?k. Pazartesi ya?anan olay hafta bitmeden eskiyebiliyor bu ülkede” demi?ti bir seferinde bana. Hakl?yd?. Futbol yenilgisi sonras? kar?s?n? döven adam?n hikayesi beni etkiledi bunu kaleme alay?m derken 8 ya??ndaki minik bedenler geçti ön s?raya.

Koca bir sayfaya yay?lm?? o haberi okumaktan gözlerimi kaç?rmay? bu defa ba?aramad?m. Yanaklar?mdan sicim gibi inen gözya?lar?m e?lik etti bana. Bu ihmal, bu tedbirsizlik, bu bo?vermi?lik nas?l yap?labilmi?ti? Bu haberin bir kabus olmas?n? diledim. Yanl?? bir ?eyler olmal?yd?. Ne yaz?k ki yoktu. Kader yine yollara koyulmu?tu; Adil olmayan bir kazan?n daha ya?anmas? için kollar?n? s?vam??t? adeta.

Gençli?im boyunca hiçbir geziye izin koparamamaktan ?ikayet etmi?tim. Arkada?lar aras?nda bugün nostalji yaparken tüm okul hayat?m sürecinde sadece bir defa günübirlik geziye kat?ld???m? hat?rlad?kça çok güleriz. K?z?m ise izin almaktan ziyade gezi oldu?unu bana haber etmekle mesul tutar kendini sadece.

Her ?eyden bihaber mi olay?m yoksa her ?eye ortak m?? O kadar zor ki bunun karar?n? vermek…..

 

Uzaktaki Ben...

Gecenin karanl???nda, fonda motor gürültüsü ve radyoda çalan müzikle süzülüyoruz bulvarda. Bulvar?n bir taraf?na siyah?n ürkütücü görüntüsü hakimken di?er taraf?nda s?ra s?ra dizilmi? apartmanlar?n pencerelerinden s?z?yor d??ar?ya ???klar.

Sessizlik hakim araban?n içinde. Direksiyonda olan ki?i zaten tümü ile yola vermi? durumdayken dikkatini, kimse bir ?ey demedikçe susma taraftar?. Di?er yanda, ben ise, belki de ondan önce susmay? tercih ediyorum. Gecenin o kara yüzüne bakmak veya bo? oturup ?oför ile birlikte dikkatimi yola vermek s?k?c? geliyor o an. Döndürüyorum yüzümü c?v?l c?v?l, enerji dolu tarafa.

Ben birilerini gözetlemiyorum elbette. Seviyorum içerden gelen ?????n beni bilinmeyenlere do?ru çekmesini. Araban?n süratinin aras?nda yakalamaya çal???yorum o ???k süzmelerini.

Cumartesi gecesinin verdi?i co?ku ile yan?yor evlerin her bir lambas?. Sanki haftan?n son günü ve hatta son gecesi Pazar’?n a??rl???, hüznü - her ne ?ekilde tan?mlarsan?z - ayn? co?kuyla yakmaz o lambalar? gibi geliyor bana.

Önce evlerin içini seçmeye; Kim klasik, kim modern anlamaya çal???yorum. I???? kim en iyi kullanm?? diye görmeye u?ra??yorum. Kalabal?k bir aile mi yoksa ya?am? tek ba??na üstlenmi? biri mi var oralarda, bilmek için çabal?yorum. K?z?m seslense bile gözlerimi evlerden uzakla?t?rmadan yaln?zca “h???” sesi gönderiyorum arka koltu?a. Tarif edilemez bir ba? var o tan?mad???m insanlarla aramda.

Sonra… Sonra birden bir a??rl?k biniyor omuzlar?ma, a?a?? do?ru bast?r?yor. Bedenim araban?n içinde olsa dahi benli?imle birlikte yok oluyoruz sanki. Pencerelerin pervazlar?na tutunup onlara daha yak?n olmak arzusunday?m sadece.

Ne hayatlar ya?an?yor oralarda kimbilir, merak ediyorum. D??ar?ya ta?an ???k süzmelerinin bana verdi?i heyecan gibi ev sahipleri de ayn? heyecanla m? ya??yor hayat??, Bir parti mi var, ki herkes balkonda? Bir hüzün mü inmi? o eve yoksa ziyaretçisi çok, o yüzden mi yan?yor bütün lambalar?
Kar??dan bakt???mda küçük hücreler ?eklinde görünen o kutucuklarda milyonlarca insan, milyonlarca ya?am mevcut. Var m? birbirlerinden fark? yoksa hepsinin yolu bir mi ?

O yoldan her geçi?im ile hep ayn? dü?üncelere savruluyorum. 15 dakika boyunca araban?n içinde kaç ki?i olursak olal?m kendimle ba? ba?a kal?yorum her defas?nda. Ne kadar görünür olsam da kaç?veriyorum, bizimkileri b?rak?p.

Yol boyunca s?ralanm?? apartmanlar?n sonu geldi?inde ise dönüyorum tekrar arabaya. Yoklu?umu hissetmesinler diye hemen devam ediyorum hayat?ma kald???m yerden…..

 

Gelece?e Dönü?

Verin elinizi hadi,hep birlikte 30 sene kadar geriye gidiyoruz desem ?

Çocuklu?unuzun geçti?i evinizde ve odan?zda oldu?unuzu dü?ünün ?imdi. Yata??n?z?n kenar?nda, yerde, oyuncaklarla oynad???n?z sahneye vuruyor spotlar.

Tek tük bebekler var hal?n?n üzerinde (erkek çocuklar için “lego” önemliydi belki ama ben olaya hemcinslerim taraf?ndan bakaca??m do?al olarak) ya da elde makas Ay?egül’e giydirilecek k?yafetleri dikkatle kesmektesiniz. ?lkokul s?ralar?ndan kalma, hafif kenarlar?ndan y?rt?lm??, yeni okulunuz için i?levselli?ini yitirmi? olsa dahi henüz oyuncaklar?n?z için verimlili?i baki olan mavi deri, içi k?rm?z? saten kuma?la kapl? önden kilitli okul çantas?ndan ç?kart?yorsunuz bütün malzemeleri. Özenle tar?yorsunuz saçlar?n? bebeklerinizin, elbiseleri kolayla ütülenmi? gibi k?r???ks?z, ayakkab?lar? p?r?l p?r?l, kenarlar?ndan ?s?r?lmam??. Ay?egül’e kenarlar?ndan k?v?r?p takt???n?z ka??t elbiseleri buru?turmadan üst üste istifliyorsunuz.

Biraz serpilip büyüyelim. En ç?lg?n oldu?unuzu dü?ündü?üm lise y?llar?na gidelim, ne dersiniz ?

Ne kadar ba??na buyruk, ne kadar sorumsuz, ne kadar heyecanl?, ne kadar renkli günler de?il mi ? Tek s?k?nt?n?z, çe?it çe?it ders, s?nav ile u?ra?mak, tek derdiniz a?k? her an ilan edebilece?inizi dü?ündü?ünüz erke?in sizin varl???n?zdan henüz haberdar olmamas?.

Varl???n?zdan haberdar olan ki?i ile kar??la??p onun hakk?nda hayati kararlar ald???n?z an spotlar ayd?nlat?r o anda sahneyi. Geri planda; kampusün bahçesi. Hala hayat?n sillesini yemi? de?ilsinizdir. Nas?l olsa bu kampus d???nda i? garantisi vard?r, çünkü “alt?n bilezik” takt?n?z m? olay biter mant??? ile büyütüldü?ünüzden içiniz rahatt?r.

?ans yaver gider,mezuniyet sonras? tüm ?irket yöneticileri kap?da s?ra olmu? sizi beklerlerse e?er ba?lars?n?z hayat basamaklar?n? t?rmanmaya. Bunun yan? s?ra e? zamanl? sol elinizin yüzük parma??n?zda ???l ???l parlar alyans?n?z.

Ba??na buyrukluklar iyiden iyiye artm??t?r. Anne-Baba evinde onca rahatl??a ra?men yine de bir hesap verme durumu söz konusuyken ?imdi e?inizle birlikte can?n?z?n istedi?i gibi ya?amaktas?n?zd?r. ??ler de iyi gidiyor, iyi kazan?yorsan?z hele doyas?ya ya??yorsunuzdur hayat?. Arkada? toplant?lar?, gece klüpleri, k?? tatilleri, yaz tatilleri. “Kendin kazan, kendin ye” olay? fazlaca gündemdedir sizin cenahta.

Aniden ???klar söner. O bol hareketli devrin kapand???n? bildirircesine ?alteri indirirler sanki. Ancak kö?eden parlak yeni bir spot ????? süzülmeye ba?lar sahnenin ortas?na. Hastanede kuca??n?zda minik bir vatanda?la birlikte yatar pozisyondas?n?zd?r oyunun o bölümünde. H?zla giderken ani fren yapm??s?n?zd?r sanki. Geriye dönüp bakars?n?z yerde lastik izleri s?cakt?r henüz.

Bir zamanlar annenizin VOG marka naylon çoraplar?n?, ayakkab?lar?n? giyip büyümek için can atan siz de?il miydiniz yoksa ? ??te geçti 30 sene ?im?ek h?z?yla. Büyüdü?ünüz yetmezmi? gibi neslinizi devam ettirecek, birkaç y?l öncesine kadar kuca??n?za muhtaç o vatanda? bile yeti?ti boyunuza.

Haftasonu kalabal?k bir grup olarak birlikte oldu?um arkada?lar?m? izledim masada bir ara. Bedenim orada otururken ben yukar?da bahsetti?im 30 y?l? tarad?m bir anda ve döndüm bakt?m sonra herkese.

Hepimiz restoran?n bir kö?esine da??lm??t?k. Konu?up payla?maya ba?lad???m?z konular? sonuca ba?lamak ne mümkündü. Sürekli kolumuzdan çeki?tiren minik böceklerimiz vard?. Birinin ya can? s?k?l?r “gidelim” diye tutturur, di?eri daha ana kokusundan ayr?lmaz, gaz? olur, karn? ac?k?r, uykusunu tutturamaz ….gibi gibi….

Ya?amda sahip oldu?unuz, “iyi i? ç?kartt?m” diyebilece?iniz varl?klar, yavrular?m?z ku?kusuz. Onlars?z hayat asla dü?ünülemez. Sorun bizde; Ya??m?z?n yeti?kinlik mertebesine ula?mas?na ra?men ruhumuz bir türlü kabul edemiyor.

Hani 30 sene önce hal?n?n üzerinde oynayan küçük k?z vard? ya, i?te orada kal?yor insan, hiç büyümemecesine….

 

KAV?AK...

Gün a?arm??, ku?lar gün ?????n? alg?lar alg?lamaz c?v?lda?maya ba?lam??t?. Her yeni gün, yeni bir ba?lang?çt?r edas?yla lafl?yorlard? aralar?nda sanki.

Sessizli?i y?rt?p gelen sesler, aral?k kalm?? penceresinden içeriye s?z?yordu. S?zd??? yetmezmi? gibi hiç fütursuzca östaki borusuna dayan?yordu. ?artlar normal olsa elbette ho?una gidecekti bu durum. Güne güzel bir ba?lang?ç yapman?n en esasl? sebebi olurdu mutlaka. Ancak bugün, ne bir harekete, ne bir sese ve hatta ne de bir söze tahammülü vard?. Ku?lar birlik olup onun kafas?n? gagal?yorlard? sanki sesleri ile.

Gözlerini k?rp??t?rd?. Hareketlendi yatakta. Kemiklerinin s?zlad???n?n fark?na vard?. Net hat?rlamasa da vücudunun uyu?uklu?undan yatt??? gibi kalm?? olabilece?ini dü?ündü.

Al??kanl??? idi; göz kapaklar? k?p?rdad? m? yatak batard? ona. O zaman derhal kalkmal?, sabahl???n? giymeli ve mutfa?a yönelmeliydi. Mutfa?a vard??? gibi su ?s?t?c?s?na basmal? ve sabah?n mahmurlu?unu savurup atacak koyu bir kahve yudumlamal?yd?. Güne?e kar??… Oksijeni bol bol içine çekerek…

Bütün bu eylemler her gün otomatik geli?irdi. Beyni komut almazm??ças?na…

Oysa bu sabah yatakla ba??n? koparmak istemiyordu. Ho?una gitmi?ti çar?aflar?na sar?nmak. Ama ah ?u ku?lar! Rahat b?rakm?yorlard? ki, uykuya devam etsin.

Yava?ça yast??? ile ili?kisine son verdi. Kafas?n? kald?rd??? an a?r?lar sapland? her bir yerine. Dü?ünmeye, sözün do?rusu hat?rlamaya çal??t?. Bu hale gelmi? olman?n sebebi neydi? Dün gece neler ya?anm??t?? Ancak vazgeçti hemen. Kafas?ndaki zonklamalar buna izin vermiyordu. ?u anda kendini zorlaman?n hiç de do?ru bir zamanlama olmad???na karar verdi. Hat?rlasa da zaman? geri alamayacakt? nas?l olsa…

Ayaklar?n? sürüyerek yataktan ay?rd? kendini. Banyoya ula?abildi?ine sevindi. Lamban?n ????? gözlerinde patlad?. “Bugünü gözlerim kapal? ya?amak mümkün olur mu acaba?” diye gülümsemeye çal??t? ama olmad?. Aynadaki aksine rastlad? o anda. Tan?yamad?. “Gözler yalan söylemez ama bu defa yan?l?yorlar olsa gerek” diye geçirdi akl?ndan.

Yine dü?tü akl?na, bu hale gelmek için ne yapm??t?? K?zmaya ba?lad? hat?rlayamamas?na.

Serami?e vuru?uyla ç?kan suyun sesi bile ?imdi fazlayd? onun için. Muslu?un kolunu so?u?a çevirdi. Yüzüne çarpmal?yd? buz gibi suyu ki, biraz kendine gelsin. Çarpt?kça suyu çehresine fla?lar çak?yordu beyninde. Kalabal?k, gürültülü bir ortamda, sar?-mavi-k?rm?z? yan?p sönen sahne ???klar? ve tüm gece boynunda as?l? kald??? bir adam…

Kimdi bu adam? Bu kadar samimi olacak kadar ne zaman tan??m??t? onunla?

?çinde çakan bu fla?lar do?ru mu söylüyordu yoksa sadece kendi sanr?lar? m?yd??

Her soru cevaps?zd? ?u an. Sakinlemeye çal??t?. Önce her zaman oldu?u gibi ve hatta her zamankinden daha koyu bir kahve belki tüm t?kal? kanallar? açacak ve onu rahatlatacakt?.

Bir kere daha bakt? aynadaki ona. Sevmedi kendini.

Aniden bir gürültü koptu d??ar?larda bir yerde. Kulaklar?n? elleriyle kapad? refleks olarak. Sonra biraz daha dikkat kesildi. Gürültü sand??? sadece telefonun sesiydi.

***** ******* ******

?ki yandan, düzgünce örülmü?tü saçlar? küçük k?z?n. Oyun sahalar?ndan kopup tahta s?ralara oturmak kolay olmayacak gibi görünüyordu. Onun için ?imdi yeni bir kap? aç?l?yordu ?u kadarc?k ya?anm?? ömründe. Heyecanl?yd?.

Ba?ar?l? bir anne-baban?n evlad? olmak onu bekleyen zor günlerin ilk sinyaliydi asl?nda. Hayatlar?n? ilme adam?? bu iki insan?n beklentileri hiç ku?kusuz yüksek olacakt?. Fakat 7 ya??nda, s?rma saçl?, beyaz yakal? siyah önlü?ü giymenin ilk heyecan?n? ya?ayan bu k?z, baz? ?eylerin henüz fark?nda de?ildi. Gerçi içinde büyük sevinç f?rt?nalar? ya?arken, ailesinin yüz ifadelerinin donuklu?u ters giden durumlar?n mesaj?n? da vermiyor de?ildi hani. Dü?ündü de gülüp e?lenen bir aile de?illerdi. Gülmek bir yana konu?kan bir aile olduklar? da söylenemezdi.

Erkek çocuk do?uramam??, aile soya?ac?n?n yüksek dallar?nda isimleri yaz?l? olan büyüklere bir veliaht verememi? anne-baba söz konusuydu. ?nsan ne kadar okumu? da olsa ?u toplumun gizli gizli yükledi?i bu zihniyetten nasibini al?yordu i?te.

Madem bir erkek do?urmas?n? becerememi?lerdi, öyleyse bu evlatlar?n? en iyi ?ekilde yeti?tirip önce aileye sonra topluma kazand?racaklard?.

Günler, aylar, y?llar birbirini kovalad?. Neyse ki çocuk bilinçsizce de olsa görevini en istenen ?ekilde yerine getirmi?, ailesinin yüzünü kara ç?kartmam??t?. S?n?f?n?n birincisi olu?u yetmezmi? gibi okudu?u okullar?nda birincisi olmaya hak kazanm??t?. Bu durumun en büyük sebeplerinden biri genler olmal?yd?. Düz mant?k i?lerse iki ba?ar?l? insandan ç?kan da ba?ar?l? olacakt? elbet.

Çok çaba harcamadan her ?ey istenilen ?ekilde geli?mi?ti. Ancak tek s?k?nt?l? taraf s?rma saçl? k?z?n renksiz bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirmesiydi. Yap?lacaklar saat saat programlan?r ve mutlaka bu saatlere sad?k kal?n?rd? onlar?n evinde. Ne bir dakika geç, ne bir dakika erken…

Küçük k?z büyümü? art?k al?ml? bir genç k?z olmu?tu. Ya??tlar?n? d??ardan seyretmekle yetiniyordu sadece. Özeniyordu haliyle. Okul s?ralar?n? payla?t??? arkada?lar?n?n evlerinde ne güzel günler ve geceler ya?an?yordu kimbilir. Annesinin bir kere olsun yüksek sesle konu?mas?n? dü?lerdi hep. Ne yaz?k ki o yaln?zl??a ve sessizli?e mahkumdu.

Evde geçirilen zamanlar ona çaresizli?i en iyi hissettiren zamanlard?. Sessizli?in hüküm sürdü?ü evde, annesi kendi dal? ile ilgili geli?meleri takip etmek üzere evin küçük odalar?ndan birinde vaktini geçirirken, babas? da kendi kö?esinde klasik müzikle günün yorgunlu?unu üzerinden atmaya çal???yor olurdu. Kendi ise odas?nda sessizce oyuncak bebe?i ile oynar, yatma vakti geldi?inde yine sessizce yata??na süzülürdü.

Bu yo?un sessizlik onu, bunca y?l sonunda ya?aman?n en do?ru ?eklinin bu oldu?u konusunda ikna etmi?ti. ?syan etmeyi asla ba?aramam??t?. Ho? ba?arsa kendi lehinde bir sonuca var?p varamayaca??n?n garantisi yoktu. Eli kolu ba?l? bu maç? götürmek zorunda kald?. Evin içinde ya?anan sessizlik onu arkada?lar?ndan da uzak tutmu?tu. Art?k öyle bir noktaya gelmi?ti ki ortak konu?acak bir konu bile yoktu. Zaman zaman arkada?lar?n?n konu?malar?na tan?kl?k ederdi. Son trendler veya bir erke?i tavlaman?n en iyi yollar? tart???l?r olurdu aralar?nda. Oysa onun bu konularla yak?ndan uzaktan alakas? olamam??t?. Hayat?n amac? onun için varsa yoksa okumak, çal??mak ve ba?ar?l? olmak olarak tan?mlanm??t? bir kere. Ailesi de bu konuyu ona y?llar içinde sessizce gayet iyi aktarm??lard?. Art?k de?i?tirmek için çok geçti.

***** ***** ***** *****

Annesi ile babas?n?n evlili?i aile büyüklerinin vesilesi ile gerçekle?mi?ti. Kimse onlara da sormam??t?; birbirlerini sevdiler mi, anla?abildiler mi diye. Onlar? kurtaran her ikisinin de kariyer anlam?nda büyük ba?ar?lara imza atm?? olmalar?yd?. Ancak ne var ki, ya?amlar?n? payla?t?klar? evde her biri yaln?zd?. K?sa diyaloglar?n d???nda herkes kendisiyle ba? ba?a kal?rd?.

Evliliklerinin mutlak surette bir çocukla, üstelik bir erkek evlat ile taçland?r?lmas? konusunda aile büyüklerinden bask? görmeye ba?lam??lard? zaman geçtikçe. Gün geldi bir ortak nokta daha bulmu? oldu bu iki insan, payla?t?klar?n? sand?klar? hayatlar?nda. Ancak üzerlerindeki gerginlik, k?zlar? do?du?unda yok olmam?? bilakis daha da artm??t?.

Bu bebek k?z olmas?yla aileyi mutsuzlu?a dü?ürmü?tü. Bebek bu durumu hissetmi? olmal?yd? ki büyürken hiçbir zahmet vermemi?ti. E?itim hayat? da kendi d???nda tam da ailesinin istedi?i ?ekilde geli?mi?ti. Kendilerine bu hayatta hiçbir ?ey sorulmam?? olan aile, k?zlar?na da bir ?ey sorma gere?i duymam??t?. Ö?reti ba?lad??? gibi devam ediyordu.

**** ***** ***** *****

Kafas?n? kald?rd???nda hala aynan?n kar??s?nda oldu?unu gördü. Evde oldu?unu bilen biri telefonu çald?rmaktan usanmam??t?. “Susturmam laz?m ?unu” dedi kendi kendine.

Ahizeye ula??ncaya dek susmu?tu telefon nihayet. Belki de çalmaktan yorgun dü?mü?, bozulmu?tu. Her ne olduysa önemsizdi ?u anda. Sadece sevindi buna. Kimseyle konu?acak mecali yoktu bugün.

 

**** ***** ***** *****

 

 

Y?llarca ya?ad??? o renksiz, suskun hayattan tek kaç?? yolunun mümkün olan en uza?a gitmek oldu?una karar vermi?ti bir gün. Hem de aniden. Aile bu karar?na çok kolay arka ç?km??t?. Bir an gözleri doldu. Evde bunca y?l fazlal?k m? yapm??t? acaba?

Uça?a giderken dönüp bakt???nda sadece çekingen, so?uk el sallam??lard? birbirlerine. Herkes al?nan bu karardan oldukça memnun görünüyordu. Oysa kendisi, yüre?i burkularak y?llar?n? verdi?i bu ?ehrin sayfas?n? kapat?yordu. Çünkü sadece kendi biliyordu bir daha dönü?ünün olmad???n?.

Günler birbirini kovalad? bu yaban ellerde. Hasret çekse de ta? bast? yüre?ine. Bugüne kadar hayatta neleri kaç?rd???n? dü?ündükçe ?imdi burada olmak büyük bir nimetti.

Üniversiteye ve ya?ad??? bu yeni ?ehre al??mak korktu?u gibi olmad?. Do?du?u memlekette insanlarla ileti?imi ne kadar zor olduysa burada da o kadar kolay olmu?tu.

Demek herkes onun dilinden anl?yordu. Sevindi….

Kilometrelerce uzakta dahi olsa ya?am?n ona yüklediklerinden maalesef vazgeçemiyordu. Al??kanl?klar? b?rakman?n zor oldu?u bilincindeydi. Fakat buraya gelmeden önce her ?eyi de?i?tirece?ine dair kendi kendine söz vermi?ti. Kendi ba??na olman?n keyfini ç?kartt? ilk günler. Bu ?ehri tan?mas? gerekiyordu, çok yürüdü, çok dola?t?. Kö?edeki kahvede kah koyu kahvesini yudumlad?, kah ?arab?n?. Ve sonunda zaman içersinde buran?n insan? olmay? becerdi.

5 sene olmu?tu geleli. Bu zaman içinde evine gitmeyi hiç akl?ndan geçirmedi. T?pk? orada b?rakt?klar?n?n gelip onu görmeyi dü?ünmedikleri gibi. Her hafta telefonla yap?lan k?sa görü?me yeterliydi herkes için.

S?k?ld? bir gün. Üniversitede doktoras?n? yar?m b?rakmay? dü?ünecek kadar s?k?ld? hatta. Üstelik hocalar? onu bir ba?kas?na kapt?rma endi?esi ya?arlarken. Nas?l ki buraya gelme karar?n? bir anda ald?ysa “bu i?e art?k bir son vermenin zaman? geldi” diyerek ayr?ld? üniversiteden. Kimse onu ikna edemedi kalmas? için. Ya?ad?klar? ona istemediklerinin üzerine çizik atman?n çok kolay oldu?unu ö?retmi?ti. Hiç berisini hesap etmeden… Gelecekte onu neler bekledi?ini planlamadan…

Tüm istedi?i bundan sonra daha hareketli, daha heyecanl?, dopdolu bir hayat ya?amakt?. Kendini s?kmadan, çekinmeden, sessiz kalmadan…

**** **** **** ****

 

Elindeki kupadan kahvenin buhar? tüterken biraz önce onu yataktan kald?rmas?n? bilen ku?lar? seyrediyordu ?imdi pencerenin önünde. A?ac?n dallar? yetmemi?ti bu kalabal?k kümeye. Birbirilerine omuz at?yorlard? her biri kendine yer açmak için. Bir yandan kanat ç?rp?yorlar bir yandan da çeneleri dü?ük bir ?ekilde konu?uyorlard?. Hallerine gülümsedi.

 

Telefon çal?yordu yeniden. Biraz önce gürültü diye nitelendirdi?i bu ses normal gelmi?ti kula??na ?imdi. Demek biraz olsun vücut normale dönüyordu. Ku?lardan kopart?p kendini, yöneldi ahizeye do?ru. Kendine gelmi? olsa dahi “alo” sesi bitkin gitti kar?? tarafa. Telefonun di?er ucundaki sesi duyar duymaz toparland?. 1 senedir tan???yordu onunla. Ülkenin önemli i? adamlar?ndan biriydi.

Adamdan gelen talebe hiç itirazs?z yan?t verdi :

“Tabii, bu hafta sonu uygunum. Ne kadar m?? Her zaman ki gibi, 2000 dolar.”

Onunla anla?mak hiç zor olmuyordu. Bu kendinden mi kaynaklan?yordu yoksa adam?n centilmenli?inden mi, karar verememi?ti hiç bugüne dek. Ünü çabuk yay?lm??t?. ?ehrin s?n?rlar?n? a?m??t?. Bu nedenle civar ?ehir ve s?n?r kom?usu ülkelerden arayanlar? da oluyordu.

 

 

Uzun boylu ve al?ml? olu?u avantajd?. Ba?ta de?il belki ama ?imdi kazand?klar? ile kendine bak?yor, ??k giyiniyordu. Bu ??kl??? ta??mas?n? da çok iyi biliyordu. ?çinde bulundu?u topluluklarda fazla konu?mas?na gerek kalm?yordu. Bir yerde suskun geçen ya?am?n? devam ettiriyordu asl?nda. Fazla söze gerek yoktu böyle bir i?te.

Renk istemi?ti, buldu….

Hareket istemi?ti, buldu…

Hep istenen, arzulanan kad?n olmay? hayal etmi?ti, gerçekle?ti…

Bu i? sayesinde hayat?nda göremeyece?i yerlere gitti, hayatta bulunamayaca?? topluluklarda yer ald?. Hem de en üst mevkilerden….

Ona çizilenin aksine ayk?r? bir ya?am tarz? seçmi?ti. Yeter ki kendi seçti?i yolda ilerlemekti tüm dile?i. Sonunda bunu da ba?arm??t? i?te.

Telefonu kapad?ktan sonra önünden geçerken holdeki aynada kendine rastlad? yine. Sabahtan beri sevmemi?ti oradaki kad?n? ama ?imdi bir ba?ka ben olma zaman?yd?. Aynadaki aksine “ho?ça kal” demek için sessizce elini kald?rd?……

Yazar?n di?er yaz?lar?na a?a??daki sitelerden ula?abilirsini...

 http://kalemtras.blogspot.com/

http://mutfakrobotu.blogspot.com/

 

 

 

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 24 Ocak 2008 )
 
Sonraki >
powered_by.png, 1 kB